ANASAYFA Tarihi-Kültürü-Ekonomisi Muhtarlık Okulumuz Sağlık Ocağı İletişim
ŞENKÖY'ÜN TARİHİ KÜLTÜRÜ VE EKONOMİSİ


ŞENKÖY’ÜN COĞRAFİ YAPISI

Şenköy Yalova ilimize bağlı doğallığı bozulmamış şirin bir köydür.
Kuzeyden Yalova ya 30 km, Çınarcığa 12 km, Güneyden Esenköy e 5 km , Armutluya 17  km
Doğa güzelliğiyle ve Avrupa'nın ikinci büyük ormanı sayılan  Uludağ’ın kıyısında şirin bir orman köyüdür.
Şenköy, İstanbul'a en yakın doğal güzellikleri bozulmamış köydür.
Tipik Marmara iklimin hakim sürdüğü bitki örtüsünde, muz hariç tüm meyve ve sebzelerin yetiştirildiği şirin bir köydür.

Yalova sahilinden Bursa, Esenköy  ya da Armutlu yönüne yolu düşenler Çınarcık ilçesi sahilinden geçerek, Kocadere Yalısından içeri kıvrılıp (mecburi istikamet) Kocadere Köyünden geçerek Şenköy'e ulaşırlar. Daha doğrusu Şenköyün içinden geçerler.
Şenköy Sahilinden transit yol olmadığı için hem deniz kıyısından bakirliğini korumuş, mükemmel koyları mevcuttur.
Ihlamur, Kestane ve Defne ağaçlarının en bol olduğu sık ormanın kenarında olması nedeniyle tipik bir orman köyüdür.
Turistik gezi için hem ormanında hemde deniz sahilinde kamp kurmak için mükemmel doğal güzelliklerine sahiptir.

 


Kocadere-i Bâlâa Köy Meydanı (1904); Payitahttaki Padişahın tahta çıkışının temsili kutlama merasimi
(Fotograf; Muhsin Sevancan)

ŞENKÖY’ÜN TARİHİ YAPISI

Şenköy'ün eski adı Kocadere-i Bâlâ'dır. Osmanlı Devletinin kuruluşundan hemen sonra Marmara Denizini geçmek için Bursa'nın ilerisine uç birlik köyü olarak kurulmuş olan Kocadere-i Bâlâ Köyü'nün; üst tarafında Kocadere-i Zir, alt tarafında ise Engere Köyleri ile çevrilidir.

Kocadere-i Bâlâ :Yukarı Kocadere = Bugünkü Şenköy
Kocadere-i Zir :Aşağı Kocadere = Bugünkü Kocadere Köyü
Engere: Mübadele ile Yunanistan'a taşınmış = Bugünkü virane, koy..

Osmanlı arşiv belgesinden şu ana kadar ulaşabildiğimiz bilgiler ışığında;
Kocadere-i Bâlâ (Şenköy), Yalova'nın batısında kurulan üç Türk köyünden biridir.
2000 haneli Katırlı Rum Köyü ile yaklaşık 450 haneli Ergene Rum köyünü kontrol altında tutacak uç karakol görevi yapacak mahiyette kurulmuş, daha sonraları da göç alarak bir yerleşim yeri haline dönüşmüştür.
Köyde Osmanlı döneminden kalma muntazam bir hamam, suçluları nezaret altında tutabilmek için hapishane, okulu ve günümüze kadar ulaşan camii minaresi bulunmaktadır. Bu eserler bize köyün kuruluş tarihi ile ilgili tahmini bilgiler vermektedir. Bu eserlerden günümüze ulaşan sadece minaredir.
Kocadere-i Bâlâ ismiyle anılan köy, 1950 yılında İstanbul Valisi Fahrettin Kerim GÖKAY'ın bölgeyi ziyaretleri sırasında  köy halkının güler yüzlü ve misavir perleğine hayran kalarak; "Bu köyü şen ve neşeli gördüm adı Şenköy olsun" diyerek köyün adını değiştimiş ve bugünkü adını almıştır.

Şenköy Marmara'nın hatta ülkenin en nadide özelliklerine sahip bir doğal yaşam yeridir. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin Bursa'dan İstanbul'a taşınmasından sonra dahi ilgisini kesmemiş, Sarayın adeta eli ayağı konumunda, hep arka bahçesi olmuştur.
Şenköy (Kocadere-i Bâlâ) Meydanında, Osmanlı Sarayı'nı temsilen tahta çıkışları merasimi temsili kutlamaların yapıldığı görkemli bir Köy Konağı, amber bahçeleri ve çiftliklerin olduğu harikulade bir köydür. Dağdaki kar kuyularından Osmanlı sarayına yazları kar,  kışları ise taze meyve ve sebze taşındığı ender bir köydür... Bursa üzerinden getirilen meyve, sebze, odunlar Engere'deki fener dibinden yüklenen motorlarla sirkeciye taşınarak o zamanlar İstanbul'un tüm meyve-sebze-odun ihtiyacı buradan karşılanmakatadır.

Arşiv kaynaklarına göre;
Kocadere-i Bâlâ Köyü'nün hemen altında ise yaklaşık 450 haneli Rum Engere  köyü bulunmakta idi. Kocadere-i Bâlâ köylüsü bağ- bahçeleri  ve orman işleri ile uğraşır iken, Engere köylüleri ise sahilde zeytin yetiştiriciliği ve zeytin yağı ticaret işi ile uğraşan varlıklı bir köy idi. Bu bilgilerin doğruluğunu  Engere sahilindeki kazılardan çıkan buluntular ve hâlâ belirgin kalıntıları duran Kilise'den anlamaktayız.

Uzun yıllar sahildeki Engere köyü ile Kocadere-i Bâlâ Köyü ve Kocarae-i Zir köylüleri yüzyıllar boyu dostça yaşarlar iken Kurtuluş Savaşı'nda çok üzüntü verici olaylar ve dahi katliamlar yaşanmıştır.
I.Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun kuşatılması sırasında  Yunanlıların İstanbul'dan başlayarak Marmara kıyıları ve Yalova'yı işgali sırasında, buralardaki etnik Rum köylerini kışkırtma planlarından biride işte bu bölgede yaşanmıştır.

Yunanlıların dağıttığı silahlarla Yalova'nın tüm Rum köyleri gibi Engere köylüleri ayaklanmıştır.

12,15 Mayıs 1921 tarihli …. Nolu  Bab-ı Ali’den onaylanmış İsmail oğlu İbrahim Ağanın ifade tutanağına göre  Kocaderede yaşanan katliam şöyle anlatılmaktadır:
24 Nisan 1921 Pazar günü Yukarı Kocadere köyüne yarım saat mesafede bulunan Engere Rum köyü muhtarı Ligori Kocadere köyüne gelir. “Emniyetle yaşamak istiyorsanız köyümüze gelin birde bana erzak verin. Köyünüze bir saldırı olmayacağına dair Yunan kumandanından bir belge alayım”. Diye köy halkını ikna eder ve (Engere) köyüne götürür.
Ertesi gün erkekleri köyü beklemek, üzere tekrar Kocadereye gönderir. Bu sırada biri yaklaşık yüz, diğeri ise ikiyüz Yunan askeri ile Engere köyü Rumlarından oluşan çeteler köyü basarak evlerdeki kıymete değer ne kadar eşya varsa yağma etmişler ve köy halkından gördükleri herkese saldırmaya başlamışlardır. Köy imamı kurşuna dizilirken, acımasızca ve vahşice yapılan katliamlar yapılmıştır..

27 Nisan 1921  Çarşamba günü katliamlar doruğa ulaşır. Yukarı Kocarere köylülerini topladıkları Engere sahilinde kayıklara bindirerek Dersaadet-e İltica etmeleri için gönderirken arkadan ateş ederek kayıklarda katletmişlerdir. Diğer kalan kadın ve çocukları ise Engere uçurumu diye bilinen kayalıklardan atarak parçalamışlar ve süngülemişlerdir.
Köyden toplanan Kur'an ve kitaplar Köy mezarlığı kenarında bulunan tarihi 3000 yıllık Kovuklu Çınarın içine doldurularak ateşe verilmiştir. (Bu Kovuklu Çınar bu gün turizm amaçlı olarak hala kullanılmaktadır.) Köyün Camiisinin kurşunlanmasının kanıtı olarak hâlâ minare ve camiideki kurşun delikleri bugün bile durmakta tarihe şahitlik etmektedir.

"Vahşet evlerde, sokak aralarında, deniz sahilinde yapıldı. Bir grup masum insanda Kocadere'de Bekir Onbaşı'nın iki katlı ahşap evine toplandı ve ateşe verildi. kaçmak isteyenler kurşunlandı. Şenköy'deki insanlar kendi mahallelerinde Kocadere'deki insanlar da kendi mahallelerinde şehit edildi. Tarihi vesikalarda katliam sırasında toplam şehit sayısı 830 olarak geçmekte."


Şenköy'ün bitişiğindeki bugünkü Kocadere Köyünde her sene 27 Nisan katliamı ve aziz şehitlerimiz anılmaktadır.
Bu katliamın daha detaylı anlatımını Şenköy’lü  Öğretmen Muhsin SEVENCAN’ın “Yalova ve Çevresine Belgelerle Ermeni Terörü” araştırma çalışmalarından ve Mehmet Ballı'nın Engere Tarihi Romanından bulmak mümkündür.



ŞENKÖY’ÜN EKONOMİK YAPISI

Şenköy'ün geçim kaynağı geçmiş yıllarda tamamen ormancılık iken, ormanın koruma altına alınması ve ağaç kesmenin yasaklanmasıyla meyve ve sebze yetiştiriciliğine yönelmiştir.

Dünyada en iyi ve doğal Kızılcıkların burada yetiştirlmektedir. Şenköy'de yetiştirildiği meşhur KIZILCIK meyvesi ile birlikte, Zeytin, Elma, Kiraz, Kestane, Ihlamur, Fasulye, Bakla, Ceviz ve son zamanlarda yine kaliteli ve bol miktarda Kivi  ... ürünleri yetiştirilir.

Şenköyle özdeşen en önemli gelir kaynağı Kızılcık meyvesıdır. Dünyanın en kaliteli ve doğal kızılcık burada yetişir. Gerek toprağın verimliliği ve gerekse hava şartlarının uygunluğu bu meyvanın doğal, en iri, kaliteli ve bol miktarda yetişmesini sağlamaktadır.
Kızılcık rekortesi yaklaşık 350 ton civarında olup Kabzımallarca alınıp İstanbul Hallerine taşınmaktadır.

Her sene Ağustos ayının ilk Pazar günü Kızılcık Festivali düzenlenmektedir.

Zeytin de ise, Türkiye’nin kalorisi en yüksek zeytinleri Engere sahilinde yetiştirilmektedir.

Dağdan bol miktarda Ihlamur, ve Kestaneler çuval cuval toplanır. Elmalıklar ise son zamanlarda masrafı yüzünden kivi ile yer değiştirmiştir.

***


ŞENKÖY’ÜN TURİZMİ

Köyün çok eski Tarihi bir mezarlığı vardır. Mermer sütun ve başlıkların bulunduğu Osmanlı Mezarlığı devasa güneşi kesen gürgen ağaçlarıyla gölgelenmiş mistik bir hava estirir.
Mezarlığın bitişiğindeki yaklaşık üçbin yıllık olduğu söylene gelen resmi makamlarca da tescillenen KOVUKLU ÇINAR vardır. Bu yaşlı çınarın içi on metrekarelik bir kovuk bulunmaktadır.
Kurtuluş Savaşı'nda Kocadere-İ Bâlâ katliamında çeteler tarafından köyde ne kadar kitap/Kur'an varsa bu kovuğa doldurarak hunharca yakmışlardır. Bugün bile hala çınarın gövdesinde o günlerden kalan-yanık is-leri görmek mümkündür.

Ziyaretçilerin ilgisini çeken bu kovuklu çınarın bugün bile üstten yeşeren dallarıyla tüm canlılığını koruduğu görülmektedir.
Mezarlığın hemen bitişiğinde köy pazarı kurulur. Köylünün bahçesinde nasırlı elleriyle yetiştirdiği buram buram toprak kokan taze ürünlerini burada satılır. Yolu bu köyden geçenlerin alış-veriş yapabilecekleri otandik bir köy pazarıdır.

Armutlu-Bursa sahil yolu bu köyün önünden geçmektedir. Köyü uğrama fırsatı yakalayan turistlerin köyün doğal güzelliklerinden büyülenir, köy meydanındaki yüz yıllık çınarlar altındaki hoş sohbetten şenlenip ikram edilen tavşan kanı çayın kırk yıllık hatırıyla uğurlanırlar..

Şenköy'ün ormanında güzel bir yaylası vardır. Lakin köylünün orman işlerini bıraktıktan sonra bu yayla çevre köylerce kullanılmaktadır. Yeşil örtünün içinde şarıl şarıl akan değirmen dere şelalesi ve hemen altında kurulan en doğal Alabalık tesisleri (Yüksel Alabalık) damak tadınıza unutulmaz damak tadı bırakacaktır.

Şenköy'ün hemen altında Engere sırtlarında Yarenbaba Türbesi bulunmaktadır. Ne zaman geldiği belli olmayan bu evliya Yalova'nın ziyaret edilen önemli yerlerdendir.
şenköylülerce Yarenbaba'ya dikili 30 metre yüksekliğindeki Türk bayrağı tüm Marmara'dan görülmekte olup görenlerin göğsünü kabartmakta.

Engere deniz sahili ise bakir koylarıyla göz doldurur. Köylünün iş-güç telaşaı nedeniyle pek kullanmadığı bu deniz sahili ailesiyle denize girmek isteyenler için ideal bir sahildir. Ayrıca izciler ve gruplar içinde doğal koylar mevcuttur.

Engere denizden balık tutmakta mümkündür.
Daha birçok doğal güzellikleri bulunan bu köyün insanları da köyün ismi gibi şen-şakraktır ve Güzel İnsanlardır.
Selam olsun yolu Şenköy'e düşenlere..
Bu bilgiler izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Mehmet BALLI/Araştırmacı Yazar Editör-2007

 


BU SİTE HİÇ BİR ŞEKİLDE REKLAM VE MADDİ KAZANÇ AMACI GÜTMEMEKTEDİR. SADECE GÜZEL ŞENKÖYÜ''Ü GÜZEL İNSANLARA TANITMAKTIR.