Adam gibi adam olmak ya da güzel insan olmak çok önemlidir.
Güzel ve Kaliteli insan; üreten, çok okuyan, gülümseyen, sabreden, dürüst, erdemli, insanlara yardımcı olan ve büyük düşünendir…
Herkes bu kadar donanımlı olamasa da böyle olanlar vardır, tıpkı Mehmet Şevket EYGİ gibi, Dr. Ali MAZAK gibi münevver, aydın, entelektüel yani En Güzel İnsan...
Anadolu’nun bağrındaki Yörük çadırında doğup, köyünün çamurlu yollarında başladığı eğitimini Akademik Doktor olarak tamamlayan yetişmiş bir İlim ve Bilim adamıdır Dr. Ali MAZAK.
Gençlik yıllarında, gençlik kolları başkanlığı, federasyon başkanlığı gibi aktif görevler alarak genç nesle önderlik yapmış bir ağabeydir Dr. Ali MAZAK.
Hem de öyle bir ağabey ki; haydin savaşa dese yüzbinleri arkasından sürükleyecek koca yürek…
Sonraki yıllarda Sivil Toplum Örgütlerinde görev almaya başladı. Ahilik Derneğini kurdu, Başkanlığını yaptı. Daha bir çok Dernek ve Vakfın ya kurucusu ya da destekleyicisi olmuş Aktif yöneticidir Dr. Ali MAZAK.
Öğrendiği hayata dair güzel ne varsa kimi zaman konferans - seminer vererek, kimi zamanda tiyatro gibi kültürel etkinlik düzenleyip oynamış sanatçıdır Dr. Ali MAZAK.
İlmen ne öğrendi ise; yazarak, anlatarak, yaşayarak herkesle paylaşandır Dr. Ali MAZAK.
Başladığı iş hayatında, Diyanetten tutunda Milli Eğitime ve Belediyenin önemli kademelerinde bir çok görev almış değerli birikimleri olan bir bürokrattır Dr. Ali MAZAK.
Bakınız, size sayın Dr. Ali MAZAK'ın sadece bir projesini anlatsam bile ne kadar insana yardım sever olduğunu anlayacaksınız sanırım:
Ali bey, 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğüne atandığında ilk yaptığı şey, kitapları otobüslere doldurup sokak sokak insanların ayağına taşımak oldu.
İstanbul gibi büyük metropolitan şehrin merkezinde 3-5 geçmeyen kütüphanelere ulaşamayan kenar mahallenin yoksul çocuklarına en hızlı bir şekilde ulaşabilmek adına kolları sıvadı. Onlar gelemiyorsa biz gidelim azmini gösterdi. Zamanın Belediye Başkanı Tayyip beyin tahsis ettiği yarım otobüslerin içi yeniden dizayn edilerek kitap rafları ile donatıldı. Otobüsün dışıda görsellerle giydirildi.
Yani "GEZİCİ KÜTÜPHANE" oluşturuldu. Kütüphanelerde okuyucu bekleyen tozlanmış binlerce kitapları otobüslerin raflarına doldurarak vatandaşlarla buluşturdu. Hemde evinin yanında, sokağının başına kadar giderek.
Benimde görev aldığım bu ulvi görev sayesinde, Gezi Kütüphanelerin sokak sokak dolaşarak, insanların, gözüne, eline ve yüreğine değdire değidire okuyucu talebinin arttığını gördük. Gezici Kütüphaneler yetmez oldu, sonunda bu geçici-gezici hizmet öyle bir projeye dönüştü ki, 'işte hizmetse budur!' dedirten muhteşemlikteydi.
Gezici Kütüphaneler kaldırılarak kalıcı kütüphanelere dönüştürüldü. Yani bir il kadar nüfusu olan İstanbulun ilçelerinin yapamadıkları kütüphaneleri, İstanbul Belediyesinin sayesinde bir bir modern kütüphanelere kavuştular. Bu kütüphanelerin bugün gelişerek okuyucularıyla buluştuğunu gördükçe, ne kadar hayırlı ve güzel işlerin başarılarak yapıldığının görülmesi ve takdir edilmesi gerekir..
Anadolu’nun her bir köşesinden kalkıp gelmiş, memleketlisi olsun olmasın, tanıdığı tanımadığı kimin ne işi düştü ise gücünün de üzerinde çaba göstererek yardımcı olan iş bitirendir Dr. Ali MAZAK.
Binlerce öğrencinin burs almasını sağlayarak, onların okuyup eğitimli, başarılı güzel insan olmalarının yolunu açan,
Cebindeki harçlığını paylaşan,
Kimsesi olmayıp ta iş arayan insanlara yol göstererek onların iş güç sahibi olmalarını sağlayarak,
Huzurlu bir hayata kavuşanların duadarıdır Dr. Ali MAZAK.
Hasta olan, sevgi arayan, şefkat bekleyen dua isteyen insanlara; ruh güzelliği ile konuşarak inanılmaz ikna gücüyle terapi yapandır Dr. Ali MAZAK.
Ne zaman memleketine gitse, en ücra köşesine kadar gezen, insanların en rahat ulaşabildiği, omuzlarda taşınan, ne zaman siyaseten aday olsa sevinçle karşılanan hemşerilerinin bağrına bastığı çok sevilendir Dr. Ali MAZAK.
Kim nereye davet etse hemen koşan, dostlarına zaman ayırmayı düstur edinen, garip gurabaya sahip çıkmayı ilke edinen güzel insandır Dr. Ali MAZAK.
Defalarca Belediye Başkanlığı ya da Milletvekilliğine aday gösterilmesine rağmen hep iyi niyetiyle sırayı başkalarına veren,
Dün İstanbul Büyükşehir Belediyesinde beraber başladığı dava arkadaşları Sayın Başbakan Erdoğan ve ekibine bugün ulaşamayandır Dr. Ali MAZAK.
Ta ilk günden bu bugüne değin, üslendiği görevini ve misyonunu hiç aksatmadan, hiç bir olumsuzluğa takılmadan hep yol aldı, yol verdi, yol aldırdı her kese…
Bugün artık bulunduğu koltukları kendinden daha gençlere devrederek, tırmandığı bürokrasi merdivenin son basamağı olan Milletvekilliğinde noktalamaktı güzel düşüncesi.
Yıllarca İstanbul’dan yürüttüğü hizmetine ara vermeden Ankara’dan devam ederek Yörüklerin, garip gurebanın eli ayağı, kulağı yüreği olmaya devam etmek istiyordu Dr. Ali MAZAK.
Bismillah deyip çıktığı siyaset yollarına dağ taş aştı sevenleriyle buluştu.
Hemşehrileri omuzlayıp Erdemli’den birinci sıraya taşıdılar...
Anketlerde, temayüllerde hep en üstlerde çıktı.
İl başkanı, partili partisiz herkes Dr. Ali MAZAK’ın aday olduğu partinin Mersin Adayı olacağına kesin gibi bakıyordu.
Ancak…
Dağı taşı aştı da Ankaranın düz yollarını aşamadı, ya da aşılamadı!
Ne olduysa oldu, Dr. Ali MAZAK Ankara’nın inisiyatifine takıldı!
Olmadı olamadı….
Siyaset dediğin yönü belli olmayan rüzgardı, ne tarafa eserse insanı o tarafa savururdu.
İki dönem milletvekilliği yapanlara üçüncü kez seçilme yolu açılırken, Ali Beye bir dönem bile çok görüldü!..
..
..
Adaylık öncesindeki gibi sonrasında da telefonları hiç susmadı…
Sevgi seli oldu yağdı yağdı.
Herkes konuştu, konuştu, üzüntüsünü üzülerek söyledi.
Tabi o da etten ve kemiktendi o da üzülenlerle üzüldü.
…
Fakat yine O duruşunu bozmadı.
O duygu yüklü, güzel yürekli insan sevenlerine teselli verdi;
“Rab 'YAZ' demeyince Kul’un kalemi yazamazmış.” Dedi…
…
Bizde onu çok sevenlerdeniz.
Sevgi, kolay bir şey değildir, hak edilene verilir…
Onun yetiştirdiği binlerce fidanlardan biriyiz.
Şimdiye kadar kimseye methiye dizmedim. Hayatım boyunca da dik duruşumdan ve omurgalı oluşumdan vazgeçmedim geçmemde.
Fakat bu yazdıklarım sadece”Sezar’ın hakkının Sezar’a teslimi” dir.
Yani Ali Beyin hakkının teslimidir.
Dr. Ali MAZAK’ı tanıyanlar iyi tanır zaten, tanımayanlarda şimdi öğrendi nasıl düzgün, cefakar ve güzel insan olduğunu…
…
Onlar sizi seçmezse seçmesinler hocam, siz ki binlerce insanın yüreğinde seçilmiş ve seçkin birisiniz….
Tavan kıymet bilmese de taban sizi yüreğinde taşıyor..
Altın kıymet kaybeder mi hiç!
Siz her şeyin en güzeline layıksınız….
Senin Gücün Milet, Özün Kardeşliktir..
Ancak:
Bize öğretilenden biliriz ki vefalı olmak önemlidir.
Peki Vefa nedir?
Vefa; Omuzlayıp çıkardıklarının elinden tutup senide yukarıya taşıması değil midir!
Mehmet BALLI/Araştırmacı Yazar Editör 2011
Yazarın Diğer Makalelerine ulaşmak için tıklayınız. |