İSTANBUL İ
S
T
N
B
L
 
ANA SAYFA Yazarlar SAĞLIK | SPOR | İNSAN KAYNAKLARI |
ARŞİV
|
Galeri Oyun Video
Mehmet Emin Ballı Araştırmacı Yazar

M A K A L E

İnsan Dostlarının desteğiyle Yücelir!

Engere...
Bir an kendinizin yazar olduğunuzu farzedin.
Bindiğiniz bir belediye otobüsünde, bir yolcunun elinde sizin yazdığınız kitabınızı okurken görseniz ne hissedersiniz?
Siz ne hissederseniz, ben de aynı duyguları hissettim…
Güzel duygular değil mi...

İki gün önce Aksaray Yusufpaşa otobüs durağından bindiğim 28T otobüsünde, kendi kitabımı bir yolcunun elinde okurken gördüm. Yaklaşık 35 yaşlarında bir bayan, bir eli otobüs tutacağında, diğer elinde kitap (Engere) sıkış tıkış otobüsün içinde ayakta okuyordu.

Yanına yaklaştım, bir kitaba, bir hanımefendiye baktım, “bu kitabın yazarı benim, beğendiniz mi?” diye sorup eleştirisini almak istedim. Hanımefendi okuduğu öyküye öyle bir kaptırmıştı ki kendini, dakikalarca onun gözünün içine bakmama rağmen beni hiç fark etmedi bile... Bende bu soruyu içimden sordum ve yanıtını da onun yüzündeki mutlu ifadesinden aldım/anlayabildim.

“Kitap okumak zenginlik, okumamaksa entelektüel yoksulluktur.” Bendenize ait olan bu veciz cümleyi etrafımdaki gözlemlerim söyletmiştir. Okuyanla okumayanlar arasındaki farkı, yaşam kalitesi olarak geri dönüyor bize...
Kolay bir iş değildir; okumak, okuduğunu anlamak, anladığına kendinden de katarak  yazmak, yazdığını sevdirerek okutmak ve kütüphanelerde yer almak.

İmza günü bir yazar için en mutlu günüdür, çünkü okuyucularıyla buluşması, kitabının galası gibidir. Yani kitabının doğum gününü kutlamasıdır.  
Bir insanın dünyaya getirdiği biyolojik çocukları ne ise, düşünce gücüyle yazdığı fikir kitapları da bir yazarın Grafolojik edebi çocuklarıdır.
İnsan dostlarını, doğum, ölüm, düğün gibi önemli günlerde yanında görmek ister ya, işte yazarlar için de imza günü böyle özel bir gündür. Yalnız, imza günlerinin diğer önemli günlerden bir farkı; tanımadığı dostlarının da var olmasıdır. O dostlar yazarın okurlarıdır...

24 Temmuz 2011 Cumartesi günü Türkiye Yazarlar Birliğinin İstanbul Şubesinde yeni çıkan “ENGERE” Tarihi Romanımın imza günü vardı.

Çok güzel geçti...

Bu ilk imza günümde neyi gözlemledim:
* Kitabın çıktığını duyar duymaz koşup aldığı halde, okuduğundan lezzet almış olacak ki, ikinci kez gelip imzalı alanları,
* Çocuğunun elinden tutarak gelen arkadaşlarımı,
Çocuklarına bir yazarla tanışma fırsatı sağlayarak, belki de bir ömür boyu unutamayacakları heyecanı yaşattıklarının farkına bile değillerdi.
* öğretmen arkadaşlarımın fire vermediğini,
* Eşi ile gelen dostlarımı,
* Kendisi ile bir arkadaşını da alarak gelenleri,
*Aynı kitaptan bir tane kendine, bir tane oğluna, bir tane kızına, bir tane de eşine alarak ayrı ayrı isimlerine imzalatan Güzel İnsanı,
* Akrabalarımdan sıcak olanları, arkadaşlarımdan samimi olanları.
* Gelmek isteyipte gelemeyenlerin telefonla arayarak mazeret beyan etmelerini.
* Gelemeyeceklerin gelememe mesajlarını.
* Gerçekten gelmek isteyipte yetişemeyenleri…
* Geleceğim deyipte gelmeyenleri,
Ve;
* Haber ve afişlerdeki duyuruyu gördüğü halde, “hayırlı olsun” diyecek kadar medeni cesaret gösteremeyen kıskanç dostlarımı,
Bu tür önemli organizasyonlar, insanın çevresindekileri iyi tanımasına vesile oluyor.
Yani kısacası, gelmek isteyenler geldi,
Gelmek istemeyenlerin de mutlaka bir bahanesi vardı.

Türkiye Yazarlar Birliği gibi önemli bir vakıfta, Tarihi Kızlarağası Medresenin nezih avlusundaki çay servisli ve söyleşili imza salonunda, imza masamızdan dostlarımızın görüntüsü netti.
İSMEK Yazar Atölyesi okulunun öğreticisi, Şair, Yazar, Şeref YILMAZ Beyin bu ilk imza günümde heyecanımı yenmek için yanımda olması ve bana destek vererek söyleşiye katılması onur verici idi. Güzel İnsan Şeref Hocamı şükranlarımla selamlıyorum.
Aslında bende çok heyecanlı değildim. Konuşmamda okuyucularımıza ENGERE’nin öyküsünü anlatarak başladığımız söyleşiye, soru cevapla bitirdik.
Güzeldi, gurur vericiydi. 
Engere ile Ecdadın çektiği dramları gün yüzüne çıkartarak tarihe not düşmenin huzuru ve mutluluğu vardı içimde...
Heyecanımı kıran en büyük rahatlığım bu idi.

ENGERE kitabımın konusunun özel ve güzel bir öykü olması, önemli bir yayın grubundan (Ferfir) çıkması, kaliteli basımı ve geniş dağıtım ağına (Final dağıtım) girmesiyle, Kitap Marketlerin tamamında yerini almıştır.
Kitap Marketlerin başını çeken, NT ve D&R Kitap Mağazalarının reyonlarında bugünden yer alması onur vericidir.
Hele de onlarca kitabı basılıp bu mağazalara girdiği halde, birçok yazara tanınmayan kampanyanın, “ENGERE” ye tanınması mutluluk vericidir. 
İnternet web sitelerinin Online kitap marketlerinin tamamına girmiş olması, bir başka güzellikti daha ilk günden..
Güzel gören güzel görürmüş ya, bu güzel ve özel günde, güzeli görüp, güzel düşünce ile gelen, güzel dostlarıma çok teşekkür ediyorum.
Bu ilk imza günümde daha çok benim tanıdığım simalar vardı. Benim tanımadığım ama bizi tanıyan yüzlerin daha çok olduğu günlerde gelecek inşaAllah...
Hani bir deyiş vardır: “Unutulanlar, unutanları asla unutmazlarmış ya!”
Bizi unutmayan kadirşinas dostlarıma şükranlarımla... 2011 Mehmet Emin Ballı Araştırmacı Yazar

 

. Yazarın Diğer Makalelerineokumak için tıklayınız.
Bu site hiç bir şekilde ticari kazanç sağlamamaktadır.