-
www.habergoz.com www.google.com

ANA SAYFA Makaleler SAĞLIK | SPOR | KÜLTÜR & SANAT | İNSAN KAYNAKLARI | EMLAK | WEB |
GALERİ |

OYUNLAR |

VİDEO
KÜLTÜR SANAT DİNİ HİKAYELER

BÜLBÜL’ün Gül Hikayesi

Bir küçücük gül ile minicik bülbülün devasa aşkıdır bu…
Asırlardır dillenen, dilden dile söylenen…Leyla ile Mecnun misali…
Sakın biri ottur, biri de kuş diye küçümsemeyin…
Sonra öyle bir bülbül oluverirsiniz ki daha ötmesini bilmeden gülün goncasının açmasını bekler durursunuz…
O minicik bülbül ki küçük bedenine bakmadan semada uçarken öyle bir koku duyar da kolu kanadı kırılır ki… Gülün rayihasının meftûnu olup kokunun peşine düşer...
Uzun süre bu güzel kokunun sahibesini arar durur...
Bulamayınca yüksek bir yerde yanık yanık öterek sesini duyurmaya çalışır…

Kaşları yayım,çehresi ayım
Benlerin çoktur,akranın yoktur
Bir yüzü mâhım,zülfü siyâhım
Bakıp durmalı,cana sarmalı
Hemen almalı

Gül uzaklardan gelen bu hoş serencâmı işitir…Bu efsunlu sesin sahibine meftun olur..Kokusunu rüzgarın ardından savurur sesin peşi sıra…
Dikkat istirham ederim efendim…
Bülbül gülü görmeden kokusuna,gül de bülbülü görmeden sesine aşık olur …
Kavuşmaları fazla vakit almaz…Ancak vuslatta hasrete mani olamaz..
Bülbül güle öyle sevdalanır ki onun her halini görmek ister:

Yaprağında benim
Dikenin de benim
Ezan da benim
Cefanda benim olsun
Der…

Gül de bülbüle en güzel halini göstermek ister…Bir solar, bir açar…Ve gül kokusuyla dile gelir:

Ah benim efendim selvi bülendim..
İzzette yektâ,saadette bîhemtâ
Muhabbette lânazîr
Güzellikte bîkusûr
Candan azîzim, şekerden lezîzim
Efendim, cânım, sultânım
Makbûlünüz olmaktır niyâzım…

Her aşkın bir cilvesi vardır..
Bülbül ile gülün aşkının cilvesi ise birbirlerine aşık olup,kavuşup hasretlerinin son bulmamasıdır..
Yani vuslat hep başka bahara kalmıştır..
Bülbül öttükçe gül açar…gül açtıkça kokusu tüm aleme yayılır..gül utancından gonca haline döner..bülbül gülün bu halini görebilmek için var gücüyle öter..
Fakat gülün tomurcuktan goncaya geçtiği sırada,bülbül hep yorgunluktan bitap düşüp uykuya dalar…Bülbül her uyandığında gülü açmış bulur..Bülbül feryad figan edip göremediğine yanar..Ogünden beri her sabah vakti bu ızdıraplı aşk tekerrür eder..
Bülbül sevdiğinin gonca halini görmek hasretiyle bir ömür öter…

Gül sevdiği görebilsin diye bir ömür usanmadan açar ve solar…tekrar be tekrar…

Bülbülse her gün göremediğine yanar.. ve ertesi günü bekler…

Ne gül olmak kolay ne bülbül…

Bülbül olmayı seçtiysen bir ömür yanacaksın, gül olmayı seçtiysen bir ömür solacaksın...
Mehmet BALLI

GÜL’ün Bülbül Hikayesi

Bugüne kadar aşkın adeta sembolü olmuş bu ikilinin farklı bir hikayesi...

Bahçenin birinde bir kırmızı gül vardı. Ne var ki, eşsiz güzelliğine rağmen tomurcuk olduğu günden beri kendini sıradan bir `ot` sanıyordu. Gülün bu zannı, zaman içerisinde bir kabullenişe dönüşmüş, gül mevsimi gelip de bütün güzelliğiyle etrafa türlü renkler ve kokular saldığı günlerde bile devam etmişti.

Mevsimlerin güzü göstermesine yakın günlerde bahçeye bir bülbül girdi. Bülbül, adeta kabuğuna sığınmış bir inci tanesi gibi gül olduğunu unutup kendini saklamış gülü daha ilk gördüğünde yıllardır aradığı şeyi bulduğunu hissetti. Kalbi çarptı, içi titredi. Daha önce hiç öyle olmadığı için ruhuna işlenmiş aşkı ilk görüşte tanımıştı. Yıllardır aradığı işte oradaydı.

Tanışıp uzun uzun konuştular. İlk günlerde gül şaşkındı. “Gül olmadığım halde bu bülbülü neden sevdim?” diye geçiyordu içinden... Ama yanlış ta olsa yılların kabullenişini değiştiremiyordu. Herşeye rağmen içine “acaba ben gül müyüm?” sorusu da düşmüştü.

Çok geçmeden bülbül, aşkını haykırdı gülün güzel ve mahcup yüzüne bakarak... Gül, içinde ilk defa rastladığı ve anlam veremediği kıpırtıya rağmen bülbülün aşkına ve vuslat arzusuna çok şaşırmıştı. Öyle ya?... Güle aşkıyla meşhur bülbülün kendisi gibi bir `ot`la ne işi olabilirdi? Hayır, hayır... Bülbül yanılıyor olmalıydı. Kendisi gül olamazdı.

Bülbülse içinde yıllardır usul usul yanan ateşin sahibini bulmanın o engin coşkusuyla şakıyor, tekrar tekrar güle olan aşkını ve vuslat arzusunu haykırıyordu güle ve bütün dünyaya...

Gül, telaşa kapılmıştı. Gül olduğuna dair işaretler çoğalmıştı ama aniden ortaya çıkan bu durum kendisini tedirgin ediyordu. İçindeki türlü şüphelere rağmen:

-Ben gül değil, sıradan bir otum, sense güle olan aşkını şiirlerle, şarkılarla ve nice efsanelerle anlatmakla meşhur bir bülbül... Beni nasıl seversin?” diye sesleniyordu sürekli bülbüle... Bülbül, güle aşkla bakıp konuştu:

Yıllar yılı aşkını arayan bir bülbülüm,
Artık senle doldu bak gecelerim, gündüzüm.
Gülü sevmek için yaratılmış yüreğim,
Bir otu nasıl sever, söylesene ey gülüm!

Günler hızla geçiyordu. İlk günlerdeki gülün bülbüle olan ve tarifini yapamadığı ilgisi ve sevgisi, azalmak üzereydi. Gül için, kendisini sıradan bir ot olarak görmek kolay geliyordu belki de... Aşk, kişisel sorumluluk gerektiriyordu, bir ot olarak hissetmeden, düşünmeden kısaca bir armağan gibi sunulan hayatı gerektiği gibi yaşamadan geçirmek ve hatta belki de baştan savmak varken... Ama ya bir gülse ve bunun farkına ancak solduktan sonra varırsa yaşamadan, gül olmanın hakkını vermeden geçip giden günler, yüreğine bir hançer olup saplanmayacaklar mıydı? Yüreği, gel-gitler içinde yüzüyordu.

Bülbül, çaresizdi. Gülünün, içinde yanan ateşi paylaşmak yerine söndürmek için üzerine su dökme telaşı, onu yaralıyordu. Zira bu gayretin beyhude olduğunu, ateşi söndürmenin bülbülün bülbüllüğünü yok etmek demek olduğunu, gül, bilmiyordu.

Bülbül kararını vermişti. Her ne pahasına olursa olsun güle olan aşkını ve daha da önemlisi gülün, onun içini aşkla dolduran hakikî bir gül olduğunu ona ispat edecekti. Aşkı bulunca söylemek yakışır.
Har daim güle gönül vermek yakışır.
Haydi uzat dikenini, işte burda yüreğim,
Bülbüle gülün aşkıyla ölmek yakışır.

diyerek kalbini gülünün dikenine batırdı ve oracıkta öldü. O an, gül, onu tekrar hayata döndürmek için uğraşsa da nafileydi, çünkü kendisinin bir gül olduğunu anlaması, çok sevdiği bülbülünün hayatına mal olmuştu.

Mehmet BALLI


 
wwww.habergoz.com , www.alimazak.com, www.orduluyum.com ,www.mehmetballi.com, wwww.doganpromosyon.com.tr , www.hasanceran.com , www.iettbembirsen.org, www.senkoy.net , www.osmanliegitimkultursanat.com , www. simenakozmetik.com , www.lamgom.com , www.sisliyaylaspor.com, www.yasarturker.com, www.ilkeryanginguven, www.alimazak.com , www.iettbembirsen.com, www.infowebdizay.com
Bu site hiç bir şekilde ticari kazanç sağlamamaktadır.